Sıhhat ve Boş Vakit: Aldanılan İki Büyük Nimet
  1. Anasayfa
  2. İslami Bilgiler

Sıhhat ve Boş Vakit: Aldanılan İki Büyük Nimet

0

İnsanoğlu, çoğu zaman sahip olduğu değerleri kaybetmeden kıymetini anlayamaz. Hz. Peygamber (s.a.v.), bu duruma dikkat çekerek şöyle buyurmuştur:

“İki nimet vardır ki; insanların pek çoğu bu nimetleri kullanmakta aldanmışlardır: Sıhhat ve boş vakit.”
(Buhârî, Rikâk 1)

Bu veciz hadis, hayatın temel direklerinden olan sıhhat ve zamanı nasıl değerlendirmemiz gerektiğini bizlere açık bir şekilde göstermektedir. Zira insan, hem beden sağlığı hem de zamanı iyi değerlendirdiğinde gerçek anlamda dünya ve ahiret saadetine ulaşabilir.


Kur’an-ı Kerim’den Mesajlar

Kur’an-ı Kerim, zamanın önemine sıkça vurgu yapar. Özellikle Asr Suresi, zamanın insanoğlu için ne kadar kıymetli olduğunu şu şekilde bildirir:

“Asra yemin olsun ki, insan gerçekten ziyan içindedir. Ancak iman edenler, salih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır.”
(Asr Suresi, 103:1-3)

Zaman, Allah’ın mahlukatı içinde insana verilen en adil sermayedir. Zengin-fakir, genç-ihtiyar fark etmeksizin herkesin bir günde 24 saati vardır. Ancak bu sermayeyi kim nasıl değerlendirecek, işte fark burada ortaya çıkar.

Ayrıca Allah Teâlâ, boş vaktin nasıl değerlendirilmesi gerektiğini İnşirah Suresi’nde şöyle buyurur:

“O hâlde, bir işi bitirince hemen diğerine koyul.”
(İnşirah, 94:7)

Bu ayet, Müslümanın hayatının boşluk kabul etmeyen bir düzende olması gerektiğini, vakti amaçsızca tüketmenin bir ziyan olduğunu ifade eder.


Sıhhat: Elden Gidince Fark Edilen Hazine

Sıhhat, hayattaki diğer tüm nimetlerin kullanılması için bir araçtır. Sağlık olmadığında servetin, makamın, bilginin hatta ibadetin bile tadı kalmaz. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî ne güzel der:

“Sağlık bir taçtır; ancak hasta olanlar onu görebilir.”

Bir başka büyük zat, İmam Şâfiî de şöyle demiştir:

“Sıhhat ve boş vakit, insanlar için en büyük nimetlerdendir. Ama çoğu kimse bunların farkına varamaz.”

Sağlık, Rabbimizin insana lütfettiği en büyük emanetlerden biridir. Onu korumak, değerini bilmek ve Allah yolunda kullanmak, hem bir şükür hem de kul olarak vazifemizdir.


Boş Vakit: Ya Değerlendirilir ya Hesabı Verilir

Zaman, Allah’ın insana verdiği en kıymetli sermayedir. Ancak bu sermayeyi değerlendirmeyenler, onun vebaliyle yüzleşirler. Hasan-ı Basrî şöyle demiştir:

“Ey Âdemoğlu! Sen zamanın ta kendisisin. Bir gün geçti mi, senin bir parçan gitmiş demektir.”

Boş vakit, aslında boş geçen değil; değerlendirilmeyen vakittir. Her insanın gün içinde yaptığı faaliyetler vardır; ancak o faaliyetlerin Allah katında değeri olup olmaması, onları niyet ve amaç bakımından anlamlı kılıp kılmadığımızla ilgilidir.


Nerede Harcadığımızın Hesabı Sorulacak

Rasûlullah (s.a.v.) başka bir hadisinde de şöyle buyurmuştur:

“Kıyamet günü, insan şu beş şeyden sorguya çekilmeden yerinden ayrılamaz: Ömrünü nerede tükettiği, gençliğini nerede harcadığı, malını nereden kazanıp nereye harcadığı ve ilmiyle ne yaptığı.”
(Tirmizî, Kıyamet 1)

Bu hadis, sıhhatin gençlik boyutunu ve zamanın bütününü kapsayan muazzam bir uyarıdır. Gençlik, enerjinin, sağlığın ve boş vaktin en bol olduğu dönemdir. Ancak bu dönemi amaçsızca geçirenler, yaşlılıkta “keşke”lerle baş başa kalırlar.


Sonuç: Farkında Olmadan Geçip Giden Kıymetler

Sıhhat ve boş vakit, eldeyken değeri bilinmeyen ama kaybedilince derin bir pişmanlığa yol açan iki büyük nimettir. Bu nimetleri kullanma bilinci, ancak iman, şuur ve niyet ile mümkündür.

Yaşadığımız her an, amel defterimize işlenmektedir. Sıhhatimiz yerindeyken, vaktimiz müsaitken Allah’a yönelmek, ilim öğrenmek, insanlara faydalı olmak, ibadetleri hakkıyla eda etmek için gayret etmeliyiz.

Unutmayalım ki:

“Zaman kılıç gibidir; sen onu kesmezsen o seni keser.”
(Hz. Ali r.a.)


Kaybedince üzülmemek için, eldeyken kıymetini bilelim.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir