Sadaka Hiçbir Zaman Malı Eksiltmez
  1. Anasayfa
  2. İslami Bilgiler
Trendlerdeki Yazı

Sadaka Hiçbir Zaman Malı Eksiltmez

0

Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Sadaka hiçbir zaman malı eksiltmez, Allah affetmesiyle kişinin şerefini artırır. Allah için alçakgönüllülük gösteren bir kimsenin derecesini Allah yükseltir.” (Müslim, Birr ve Sıla: 19)

Sadaka, Affetmek ve Tevazu: Kulluk Şuurunun Zirvesi

İslam’ın insan hayatına kazandırdığı en önemli erdemlerden biri de sadaka vermek, affetmek ve tevazu göstermektir. Bu üç kavram, hem dünya hem de ahiret saadeti için vazgeçilmezdir. Nitekim Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) bu gerçeği şöyle ifade etmiştir:

“Sadaka hiçbir zaman malı eksiltmez, Allah affetmesiyle kişinin şerefini artırır. Allah için alçakgönüllülük gösteren bir kimsenin derecesini Allah yükseltir.” (Müslim, Birr 69; Tirmizî, Birr 82)

Bu hadis-i şerif, insanın hem maddi hem de manevi hayatına ışık tutan önemli hakikatler içermektedir. Peki, bu hakikatler Kur’an-ı Kerim, diğer hadisler ve İslam âlimlerinin görüşleri çerçevesinde nasıl anlaşılmalıdır?

Sadaka, Malı Eksiltmez; Aksine Bereketlendirir

Sadakanın malı eksiltmeyeceği, aksine bereketi artıracağı Kur’an-ı Kerim’de de birçok kez vurgulanmıştır:

  • “Mallarını Allah yolunda harcayanların örneği, her başağında yüz tane bulunan bir buğday tanesi gibidir. Allah dilediğine kat kat verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.” (Bakara, 2/261)
  • “Kim Allah’a güzel bir borç verirse, Allah ona kat kat fazlasını verir.” (Bakara, 2/245)

Bu ayetler, sadakanın dünya ve ahiret nimetlerini artırdığına işaret etmektedir. Peygamber Efendimiz de sadakanın bereketini şu hadisle anlatır:

“Sadaka belaları def eder ve ömrü uzatır.” (Taberani, el-Mu’cemü’l-Kebîr, 10/198)

İmam Gazali, sadakanın malı eksiltmediğini, aksine kişinin gönül huzurunu ve kazancının bereketini artırdığını belirtmiştir. İbn Kayyim el-Cevziyye ise, sadakanın hem dünya hem de ahiret saadeti için bir yatırım olduğunu vurgulamıştır.

Affetmek, Şerefi ve Makamı Yükseltir

Affetmenin kişiye izzet ve şeref kazandırdığı Kur’an’da da belirtilmiştir:

  • “Affet, iyiliği emret, cahillerden yüz çevir.” (Araf, 7/199)
  • “Kim sabreder ve affederse, şüphesiz bu hareketi, yapılmaya değer işlerdendir.” (Şûrâ, 42/43)

Peygamber Efendimiz de affetmenin yüceliğini şöyle dile getirir:

“Allah’a yemin ederim ki, affetmekle ancak izzet artar.” (Müslim, Birr 69)

İbn Teymiyye, affetmenin sadece karşıdaki kişiye değil, affedenin ruhuna da huzur verdiğini ifade etmiştir. İmam Nevevî ise, affetmenin insanın şerefini artıran en büyük ahlaki erdemlerden biri olduğunu vurgulamaktadır.

Tevazu, Kulu Yükseltir

Tevazu, Allah’ın en sevdiği kul özelliklerinden biridir. Kur’an-ı Kerim’de bu konu şöyle geçer:

  • “Rahman’ın (Allah’ın) kulları o kimselerdir ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler.” (Furkan, 25/63)
  • “Şüphesiz Allah, kibirlenenleri sevmez.” (Nahl, 16/23)

Peygamber Efendimiz de tevazunun kişiyi yücelteceğini şu şekilde müjdelemiştir:

“Kim Allah için tevazu gösterirse, Allah onun derecesini yükseltir.” (Müslim, Birr 69)

İmam Rabbani, tevazunun insanı hem insanlar arasında hem de Allah katında üstün kıldığını söylemiştir. Mevlana Celaleddin Rumi ise, gerçek büyüklüğün ancak alçakgönüllülükle elde edilebileceğini ifade etmiştir.

Sonuç: Sadaka, Affetmek ve Tevazu ile Gerçek Zenginlik

Peygamber Efendimizin bu hadisinde geçen üç kavram; sadaka, affetmek ve tevazu, bir Müslümanın hayatına yön veren en önemli prensiplerdir. Sadaka, malın eksilmesine değil bereketlenmesine vesile olur; affetmek, insanın şerefini artırır; tevazu ise Allah katında dereceler kazandırır.

Bu nedenle her Müslüman, sadaka vermeyi alışkanlık haline getirmeli, affetmeyi karakter edinmeli ve tevazuyu hayat düsturu olarak benimsemelidir. Çünkü gerçek zenginlik, mal çokluğunda değil, gönül zenginliğinde saklıdır.

Rabbimiz bizleri, sadaka veren, affeden ve tevazu sahibi olan kullarından eylesin. Âmin.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir