“El-Câhilu Cesûrun” – Câhilin Cesareti: Bilgisizlikten Doğan Korkusuzluk
  1. Anasayfa
  2. İslami Bilgiler

“El-Câhilu Cesûrun” – Câhilin Cesareti: Bilgisizlikten Doğan Korkusuzluk

0

İnsanlık tarihi boyunca ilim ve cehalet arasındaki mücadele, hem bireylerin hem toplumların kaderini belirleyen temel unsurlardan biri olmuştur. “El-Câhilu Cesûrun” yani “Câhil cesur olur” sözü, bu mücadelenin psikolojik yönünü çarpıcı bir şekilde özetler. Bu yazıda bu sözün derin anlamını Kur’ân ayetleri, hadis-i şerifler ve İslâm büyüklerinin hikmetli sözleri ışığında inceleyeceğiz.


1. Sözü Anlamak: Câhil Neden Cesurdur?

İbnü’l-Cevzî bu sözü şöyle açıklar:

“Câhil kişi, işin iç yüzünü bilmediği için tehlikeyi görmez. Bilmediği şeyden de korkmaz. Bu yüzden cesaret zannettiği şey aslında cehaletinin bir eseridir.”

Yani, cahilin cesareti bilgiye değil, bilgisizliğe dayanır. Gerçek cesaret, bilginin ve basiretin doğurduğu iradeyle yapılan tercihtir; kör bir atılganlık değil.


2. Kur’ân-ı Kerîm’de Cehalet ve Tehlikeleri

Kur’ân’da cehalet birçok yerde yerilir ve onun doğurduğu zararlara dikkat çekilir. Allah Teâlâ şöyle buyurur:

“Onların çoğu zannın peşinden gider. Şüphesiz ki zann, hakikatin yerini tutmaz. Allah onların yaptıklarını bilendir.”
(Yûnus, 10/36)

Câhil insanlar, çoğunlukla zanla hareket eder, bilgiye değil kanaate dayanır. Bu da onların tehlikeli kararlar almasına yol açar.

Başka bir ayette de Rabbimiz şöyle buyurur:

“Câhillere aldırış etme.”
(A’râf, 7/199)

Burada cehalet sadece bilgisizlik değil, aynı zamanda edep, ölçü ve sorumluluk duygusundan uzaklaşmayı ifade eder.


3. Hadislerde Câhilin Durumu

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem), cehaletin yol açtığı tehlikeye şu hadisiyle dikkat çeker:

“İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelir ki, o zamanlarda insanlar ilimden uzak kalırlar; câhiller fetva verirler ve hem kendilerini hem de başkalarını saptırırlar.”
(Buhârî, İlim 34)

Bu hadis, câhil cesaretinin toplum üzerindeki etkisine işaret eder. Bilgisiz kimselerin yetki sahibi olması hem kendilerine hem de başkalarına zarar verir.


4. İslam Büyüklerinden Hikmetli Sözler

Hz. Ali (radıyallahu anh):

“İlimsiz cesaret felakettir.”

Hz. Ali bu sözüyle, ilimden yoksun bir cesaretin fayda değil zarar getireceğini bildirir.

İmam Şâfiî (rahmetullahi aleyh):

“İnsanların en cesuru, en câhilidir. Çünkü neyle karşılaşacağını bilmez.”

Burada da aynı vurgu vardır: Gerçek cesaret bilinçle olur; cehaletle değil.

Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri:

“Cehâlet-i mürekkebe düşmüş bir adam, nefsini bilmiyor, bilmediğini de bilmiyor.”
(Sözler, 23. Söz)

Bu söz, câhilin cesaretinin bir başka yönünü gösterir. Kişi hem bilgisizdir, hem de bilgisizliğini bilmeyecek kadar farkındalıktan uzaktır.


5. Günümüzde Cehalet ve Cesaretin Tezahürleri

Modern çağda bilgiye ulaşmak kolaylaştıkça, ne yazık ki cehaletin şekli değişmiş; ama etkisi azalmamıştır. Sosyal medya gibi platformlarda bilgisiz ama iddialı kişilerin öne çıkması, “El-Câhilu Cesûrun” sözünün çağdaş bir yansımasıdır. Câhil cesaretiyle konuşanlar, bazen koca kitleleri peşinden sürükleyebilmektedir.


6. Gerçek Cesaret Neyle Olur?

Gerçek cesaret, Hazreti Peygamber’in hayatında ilim, hikmet ve basiret ile yoğrulmuş bir iradedir. Bedir’de düşmana karşı, Hudeybiye’de sulh için gösterilen cesaretler hep bilgiye ve vahye dayalıydı. Kur’ân, cesareti “takvâ” ile ilişkilendirir:

“Eğer sabreder ve sakınırsanız, işte bu azme değer bir davranıştır.”
(Âl-i İmrân, 3/186)


Sonuç: Câhilin Cesareti Tehlikedir

“El-Câhilu Cesûrun” sözü, bireyleri ve toplumları bekleyen büyük bir tehlikeye işaret eder. Bilmeden cesaret eden kişi, hem kendisine hem çevresine zarar verir. Bu sebeple Kur’ân ve Sünnet, ilmi en büyük değer olarak koyar ve cahillikten sakınmayı öğütler. Gerçek cesaret, ilimle, hikmetle, basiretle olur. Zira cehaletle gelen cesaret, hayır değil, hüsran getirir.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir