Ebû Zerr el-Gıfârî (Allah Ondan razı olsun) şöyle rivayet eder:
Ey Allah’ın Rasûlü (sallallahu aleyhi ve sellem), “Hangi amel daha üstündür?” dedim. Buyurdu ki:
“Allah’a iman ve Allah yolunda cihaddır.”
“Peki, hangi esir ve köleyi hürriyetine kavuşturmak daha faziletlidir?” dedim. Buyurdu ki:
“Sahipleri yanında en kıymetli ve değeri yüksek olanı.”
“Cihadı ve köle azadını yapamazsam?” dedim. Buyurdu ki:
“İş bilene yardım edersin, iş bilmeyenin işini yaparsın.”
“Bunların hiçbirini yapamazsam?” dedim. Buyurdu ki:
“İnsanlara zarar vermekten sakınırsın; bu da kendi şahsına verdiğin bir sadakadır.”
(Buhârî, Itk 2; Müslim, Îmân 136)
1. İmanın En Büyük Amel Oluşu
Hadisin başında Peygamber Efendimiz (s.a.s.), en üstün amelin Allah’a iman olduğunu beyan etmiştir. Çünkü iman, bütün amellerin kabul şartıdır. Kur’an’da şöyle buyrulur:
“Kim iman etmezse, onun ameli boşa çıkar ve ahirette hüsrana uğrayanlardan olur.”
(El-Mâide, 5/5)
İmam Gazâlî (rahimehullah) imanın merkezî değerini şöyle açıklar:
“Amellerin değeri niyetle, niyetin değeri de imanla ölçülür. İman yoksa amelin değeri yoktur.”
(İhyâ, I, 95)
Dolayısıyla iman, kulun Allah katındaki en büyük sermayesidir.
2. Allah Yolunda Cihad
İmanın hemen ardından zikredilen amel ise Allah yolunda cihaddır. Kur’an-ı Kerîm’de:
“Allah, kendi yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenleri, derece bakımından oturanlardan üstün kılmıştır.”
(En-Nisâ, 4/95)
Cihad sadece kılıçla savaşmak değil, Allah’ın dinini yaşamak, yaşatmak ve zulme karşı direnmek anlamına gelir. İmam Nevevî (rahimehullah) şöyle der:
“Cihad, kalemle, dille, mal ile, nefisle yapılır. Herkes gücü yettiği ölçüde cihada dâhildir.”
(Şerhu Sahîh-i Müslim, c. 13, s. 30)
3. Köle Azadı ve Özgürlüğün Değeri
Efendimiz (s.a.s.) köle azadını da en üstün amellerden biri olarak zikretmiştir. Özellikle “sahipleri yanında en kıymetli olanını” hürriyetine kavuşturmak, Allah katında daha büyük bir fazilet taşır.
Kur’an’da köle azadı birçok yerde kefâret ve takvâ sebebi olarak zikredilmiştir:
“Bir boynu (köleyi) hürriyetine kavuşturmaktır.”
(El-Beled, 90/13)
İmam Fahruddîn er-Râzî (rahimehullah) bu ayeti şöyle yorumlar:
“Allah katında kulların en değerli ameli, bir canı esaretten kurtarmaktır. Zira hürriyet, insanın Allah’a kulluğunu kemâliyle yaşayabilmesi için bir nimettir.”
(Mefâtihu’l-Gayb, Tefsîrü’l-Kebîr, 31/159)
4. İyiliğe Yardım Etmek ve Kolaylaştırmak
Cihad ve köle azadı gibi büyük işler yapılamadığında Efendimiz (s.a.s.) başka bir kapı açmıştır:
“İş bilene yardım edersin, iş bilmeyenin işini yaparsın.”
Bu, İslam’ın sosyal dayanışma yönünü göstermektedir. Kur’an’da şöyle buyrulur:
“İyilik ve takvâ üzerine yardımlaşın, günah ve düşmanlık üzerine yardımlaşmayın.”
(El-Mâide, 5/2)
Bediüzzaman Said Nursî de bu hakikati şöyle ifade eder:
“İnsan, cemiyet içinde yaşar; başkasına faydalı olmak, kendi nefsine ettiği en büyük yardımdır.”
(Sözler, 21. Söz)
5. Zarar Vermemek: En Küçük Ama En Büyük Sadaka
İnsanın hiçbir şey yapamaması hâlinde, hiç değilse zarar vermekten sakınması bile sadaka sayılmıştır. Bu, İslam’ın insana ve topluma bakışını en veciz şekilde özetleyen bir ölçüdür.
Peygamber Efendimiz (s.a.s.) başka bir hadisinde buyurur ki:
“Müslüman, Müslümanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.”
(Buhârî, Îmân 4; Müslim, Îmân 64)
İmam Şâfiî (rahimehullah) bu hadisi şöyle yorumlar:
“Zarar vermekten sakınmak, en zayıfın bile yapabileceği bir ibadettir. Kulun niyeti hâlis olursa, bu sadaka onun için büyük bir sevap kapısı olur.”
(İmam Şâfiî, el-Umm, 6/245)
Sonuç
Bu hadis-i şerif, insana şu basamakları öğretmektedir:
- En üstün amel imandır.
- Sonra Allah yolunda cihad gelir.
- Ardından köleleri azad ederek özgürleştirmek gelir.
- Bunlara gücü yetmeyen, yardım ve dayanışma ile iyilik yapar.
- Hiçbirini yapamayan ise en azından zarar vermekten sakınarak ibadet sevabı kazanır.
Böylece İslam, insana her hâlükârda iyilik kapısını açık bırakmıştır.
🌿 Son Söz:
Her müminin gücü ve imkânı farklıdır. Ama bu hadis bize gösteriyor ki, kimse “Ben hiçbir şey yapamıyorum” bahanesine sığınamaz. Çünkü zarar vermemek bile bir sadakadır ve Allah katında kıymetlidir.

