Müstehcen ve Lüzumundan Fazla Konuşmak Münafıklıktan İki Bölümdür
  1. Anasayfa
  2. Hadis

Müstehcen ve Lüzumundan Fazla Konuşmak Münafıklıktan İki Bölümdür

0

Müstehcen ve Lüzumundan Fazla Konuşmak Münafıklıktan İki Bölümdür

Ebû Umâme (r.a.)’den rivâyete göre, Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Haya ve gereğinden az konuşmak imanın iki bölümüdür. Müstehcen konuşmak ve lüzumundan fazla konuşmak münafıklıktan iki bölümdür.” (Müsned: 21280)

Haya ve Az Konuşmak: İmanın İki Şubesi

İslam ahlakının temel direklerinden biri haya (utanma duygusu) ve gereksiz konuşmalardan kaçınmaktır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu gerçeği şu hadisiyle vurgulamaktadır:

“Haya ve gereğinden az konuşmak imanın iki bölümüdür. Müstehcen konuşmak ve lüzumundan fazla konuşmak münafıklıktan iki bölümdür.” (Beyhakî, Şuabü’l-Îmân, 6/140)

Bu hadis, insanın konuşma ve haya duygusunun iman ile doğrudan ilişkili olduğunu göstermektedir. Dil, insanın en büyük nimetlerinden biri olmakla birlikte en büyük imtihanlarından da biridir. Kur’an-ı Kerim ve büyük İslam alimleri, gereksiz konuşmaların zararlarına dikkat çekmiş ve haya duygusunu imanın önemli bir göstergesi olarak değerlendirmişlerdir.


Kur’an’da Haya ve Az Konuşmanın Önemi

Kur’an-ı Kerim, haya ve az konuşmanın müminin bir özelliği olduğunu birçok ayette vurgular. Özellikle şu ayet, haya ve güzel konuşmanın önemini gösterir:

“Müminler gerçekten kurtuluşa ermiştir. Onlar ki, namazlarında huşû içindedirler ve boş şeylerden yüz çevirirler.” (Mü’minûn, 23:1-3)

Bu ayette, Allah Teâlâ, müminlerin en belirgin özelliklerinden birinin “boş ve gereksiz şeylerden yüz çevirmek” olduğunu bildirmektedir. Konuşmaların da bu kapsama girdiği açıktır. Çünkü gereksiz, faydasız ve hatta zararlı konuşmalar, insanın kalbini karartır ve imanına zarar verebilir.


Hadislerde Dilin Korunması

Resûlullah (s.a.v.), dilin korunması ve az konuşmanın önemini vurgulayan pek çok hadis buyurmuştur:

“Allah’a ve ahiret gününe iman eden ya hayır söylesin ya da sussun.” (Buhârî, Edeb, 31; Müslim, Îmân, 77)

Bu hadis, konuşmalarımızın iman ile doğrudan bağlantılı olduğunu ortaya koymaktadır. Gereksiz, boş veya zararlı sözlerden kaçınmak, kişinin imanını muhafaza etmesine yardımcı olur.


Bediüzzaman Said Nursî’nin Görüşleri

Bediüzzaman Said Nursî, haya ve az konuşmanın önemini eserlerinde sıkça vurgulamıştır. Özellikle Lem’alar ve Sözler adlı eserlerinde, insanın diline hâkim olması gerektiğini, gereksiz konuşmaların kalbi karartacağını ve insanı gaflete sürükleyeceğini ifade eder. Şu sözü, konunun özünü açıkça ortaya koymaktadır:

“İnsan, fıtratına konulan konuşma nimetini hakikatleri ve hayırları söylemek için kullanmalıdır. Faydasız konuşmalar, insanın hem kalbini hem aklını zayıflatır.” (Bediüzzaman Said Nursî, Lem’alar)

Ayrıca, Bediüzzaman, Mektubat adlı eserinde şu önemli tespiti yapar:

“İnsanın konuşması, onun aklını ve imanını gösterir. Lüzumsuz ve zararlı konuşmalar, kalbi öldürür ve maneviyatı zayıflatır.” (Mektubat, 22. Mektup)

Bu ifadeler, haya ve az konuşmanın, insanın imanını muhafaza etmesinde önemli bir unsur olduğunu ortaya koymaktadır.


Büyük İslam Alimlerinin Görüşleri

İmam Gazali de İhyâ-u Ulûmi’d-Dîn adlı eserinde, dilin muhafaza edilmesi konusunda şunları söylemektedir:

“Dil, ya insanı kurtarır ya da felakete sürükler. Gereksiz konuşmalar insanın kalbini karartır, ruhunu öldürür. Az konuşmak, insanın aklını artırır ve kalbini nurlandırır.”

Buna benzer şekilde, İbn Kayyim el-Cevziyye de dilin kontrol edilmesi gerektiğini ve haya duygusunun bir müminin süsü olduğunu belirtir.


Sonuç

Hadiste belirtildiği gibi, haya ve az konuşmak imanın iki önemli bölümüdür. Kur’an-ı Kerim, hadisler ve İslam alimlerinin eserleri bu gerçeği açıkça ortaya koymaktadır. Mümin, gereksiz ve zararlı konuşmalardan kaçınmalı, haya duygusunu muhafaza etmelidir. Çünkü dil, kalbin aynasıdır ve konuşmalar insanın iman seviyesini gösteren en önemli işaretlerden biridir.

Bediüzzaman Said Nursî’nin dediği gibi, konuşmalarımızı imanımızı kuvvetlendirecek ve kalbimizi nurlandıracak şekilde düzenlemeliyiz. Haya ve az konuşmayı hayatımızın bir düsturu hâline getirdiğimizde, imanımız daha sağlam ve kalbimiz daha huzurlu olacaktır.

Allah bizleri hayâ sahibi, diline hâkim ve imanını güçlendiren kullarından eylesin. Âmin.

İlginizi Çekebilir

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir