İman, Teslimiyet ve Zafer: “Allah ve Peygamberi Doğru Söylemiştir”
  1. Anasayfa
  2. İslami Bilgiler

İman, Teslimiyet ve Zafer: “Allah ve Peygamberi Doğru Söylemiştir”

0

“Mü’minler, düşman bölüklerini gördüler mi; ‘İşte bu Allah ve peygamberinin bize vâdettiğidir, Allah ve peygamberi doğru söylemiştir’ dediler. Bu onların inançlarını ve teslim oluşlarını artırmıştır.” (Ahzâb Sûresi, 22)

Bu ayet, Hendek Gazvesi gibi zorlu bir imtihanın ortasında, mü’minlerin nasıl sarsılmaz bir imana sarıldıklarını anlatır. Düşman safında toplanmış kalabalık, korkutucu bir kuşatma ve fizikî güç dengesizliği… Ancak buna rağmen sahabenin diliyle dökülen söz:
“Allah ve Rasûlü doğru söyledi.”

Bu ifade, sadece bir teselli değil; kalpten gelen bir teslimiyet, akıl ile onaylanmış bir sadakattir. Gelin bu ayeti hadisler ve Risale-i Nur’un ışığında daha derinlemesine inceleyelim.


❖ 1. İmanın Gücü: Görmeden İnanmak Değil, Gördükçe Teslim Olmak

Bu ayet, sahabenin imtihan karşısındaki tavrını anlatır. Onlar düşmanı gördükçe korkuları değil, imanları arttı. Çünkü onlar vaat edilmişti; zorluklar gelecekti, ama sonunda Allah’ın yardımı ulaşacaktı.

Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), Hendek kazılırken müjdeler veriyordu:

“İran’ın hazineleri bana gösterildi; Bizans’ın saraylarını fethedeceğiz.”
(Ahmed b. Hanbel, Müsned)

Oysa sahabe o esnada taştan bir hurma bile bulamıyordu. Ama buna rağmen, ayette geçtiği gibi dediler ki:

“Allah ve Rasûlü doğru söyledi.”

Bu, sadece sahabenin değil, gerçek mü’minin alametidir:
İnanç, zorlukla çarpışınca artar.


❖ 2. Teslimiyetin Tarifi Risale-i Nur’da: “O ne derse doğrudur”

Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri, bu ayetin manasını Risale-i Nur’da özellikle iman ve teslimiyet bölümlerinde izah eder. 20. Mektub’da şöyle der:

“Eğer desen: Bu hârika hakikatleri ve acib üslubu ve garib beyanı nereden almış? Elcevap: Ben bir ders aldım; Kur’ân’dan aldım.”

Yani mü’minin sözü:
“Kur’ân ne dediyse, doğrudur.”
“Peygamber ne söylediyse, hakikattir.”

İşte bu teslimiyet, hem ilimle hem kalple olur. Bediüzzaman’ın şu ifadesi bu ayeti yansıtır niteliktedir:

“İman hem nurdur, hem kuvvettir. Evet hakiki imanı elde eden adam, kâinata meydan okuyabilir.”
(Sözler, 23. Söz)

Sahabe düşmana değil, vaade baktı. Çünkü onlar biliyordu ki; hakikat, vadedilenle ölçülür, görünene göre değil.


❖ 3. Hadislerde Teslimiyet Örneği: Habbâb bin Eret (ra) Rivayeti

Sahabenin imanının boyutunu anlatan meşhur bir hadis vardır:

Habbâb bin Eret (ra) der ki: “Ey Allah’ın Rasûlü! Bize yardım etmeyecek misin?” dedik. O ise şöyle cevap verdi:
“Sizden önceki ümmetlerden öyleleri vardı ki, testere ile başları ortadan ikiye ayrılırdı ama dininden dönmezdi. Allah bu dini mutlaka tamamlayacaktır.”
(Buhârî, Menâkıb 25)

İşte bu söz, ayetin bir başka ifadesidir:
“Allah ve peygamberi doğru söylemiştir.”


❖ 4. Risale-i Nur’un Mottosu Gibi: “Madem O demiş, elbette haktır”

Lem’alar adlı eserde geçen şu bölüm, adeta Ahzâb Suresi 22. Ayetinin bir tefsiridir:

“Ben onun sözünü işittim; madem o dedi, elbette haktır.”
(14. Lem’a)

Yani bir mü’min için ölçü, kim söylediğidir. Peygamber söylediyse, ne kadar zor görünürse görünsün sonu haktır, güzeldir, hayırdır.

Sahabe bunu bildiği için, düşmanı görünce panik değil, hakkın tezahürünü gördü.


❖ 5. Zamana Uygulama: Günümüzde Bu Ayet Ne Söyler?

Bugün de bir mü’min, ne zaman zorlukla karşılaşsa; imtihanla, düşmanla, sıkıntıyla karşılaşsa; kalbinden “Allah ve Rasûlü doğru söyledi” diyebiliyorsa, o ayetin mirasçısıdır.

Dün düşman ordularıydı, bugün ise:

  • Nefis orduları
  • Şehvetin askerleri
  • Şüphenin fısıltıları
  • Modernitenin küfrî cephesi

Tüm bunlara karşı hâlâ imanını ve sadakatini artırabiliyorsa, işte gerçek teslimiyet budur.


❖ Sonuç: “Teslim Olan Kazanır”

Ahzâb 22. ayeti, sahabenin şahsında bizlere diyor ki:
İman edenler, vadine güvenenlerdir. Teslim olanlar, sabredenlerdir. Ve sonunda kazananlar da onlardır.

Sözün özü:

“Madem Allah ve Rasûlü söyledi; elbette doğrudur.”

İlginizi Çekebilir

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir