Takvâ Uğruna Bozulan Yemin: Allah Rızasına Uygun Olanı Seçmek
  1. Anasayfa
  2. İslami Bilgiler

Takvâ Uğruna Bozulan Yemin: Allah Rızasına Uygun Olanı Seçmek

0

Resulullah (sav) buyurdular ki: “Bir kimse bir şeyi yapmak veya bırakmak üzere yemin eder, sonra da onun zıddını Allah’ın rızasına daha uygun görürse, o kimse yeminini bozarak takvâya uygun olanı yapsın.” (Müslim, Eymân 15)

Yemin, dinimizde ciddi bir bağlayıcılığa sahip sözlü bir akittir. Ancak bu akit, kul ile Rabbi arasındaki takvâ terazisinde ölçülür. Rasûlullah Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), bu hadis-i şerifinde bizlere açıkça bildiriyor ki; yeminle bağlandığımız bir fiil, sonradan Allah’ın rızasına daha az uygun düşerse, o yemini bozmak takvâya daha yakındır.

❖ Yemin ve Takvâ Dengesi

Kur’an-ı Kerim’de yemin konusu birkaç farklı boyutta ele alınır. Allah Teâlâ şöyle buyurur:

“Allah sizi, kasıtsız olarak ettiğiniz yeminlerden dolayı sorumlu tutmaz. Fakat sizi, bilerek yaptığınız yeminlerden sorumlu tutar.” (Mâide Sûresi, 89)

Bu ayetten anlaşılıyor ki, Allah Teâlâ kullarının niyetlerine, kalplerinin yönelişine ve kastına önem vermektedir. Bir yemin, eğer Allah’ın rızasına aykırı bir netice doğuruyorsa, onu sürdürmek değil; bozup doğru olanı yapmak daha faziletlidir.

❖ Risale-i Nur’da Yemin ve Takvâ

Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri, Risale-i Nur’un birçok yerinde takvânın ehemmiyetinden ve niyetin hâkimiyetinden bahseder. Yemin meselesiyle ilgili doğrudan bir bahis olmasa da, niyetin Allah rızasıyla nasıl terbiye edilmesi gerektiğini harikulade bir şekilde izah eder.

Lem’alar’da şöyle der:

“Ameller niyetlere göredir. Bir zerre ihlaslı amel, batmanlarla hâlis olmayana râcihtir.”
(Yirmi Birinci Lem’a)

Yani bir işin sadece dış görünüşü değil, arka planındaki niyet Allah katında kıymetlidir. Eğer kişi yemin etmişse, ama bu yemin onu yanlış bir yola sevk ediyorsa, o zaman ihlasla ve Allah rızası niyetiyle o yemin bozulmalıdır. İşte bu, takvânın bir tezahürüdür.

❖ Yemin Bozmanın Hükmü

İslam fıkhına göre, yemini bozmak bir kefareti gerektirir. Ancak bu kefaret, kişiyi yanlış bir tutumdan döndürmek adına küçük bir bedeldir ve Allah’ın rızasına ulaşmak için bir vesiledir.

“Yeminlerinizi bozmanızdan dolayı Allah sizi sorumlu tutmaz, ancak kalplerinizin kazandıklarından dolayı sizi sorumlu tutar. Allah çok bağışlayandır, çok hilim sahibidir.” (Bakara Sûresi, 225)

Bu ayet-i kerime, özellikle yeminlerin şekle değil, öze dayandığını açıkça ortaya koyar.

❖ Hakikat Yolunda Esneklik: Şekle Takılmak Yerine Manayı Gözetmek

Bediüzzaman’ın şu ifadesi, bu konuda çok önemli bir ölçüdür:

“Şekil bir kalıptır; ruh ise manadır. Mana gitti mi şekil fayda vermez.”
(Sözler)

Yemin de bir şekildir. Eğer bu şekil, manayı yani Allah’ın rızasını zedeliyorsa; o zaman iman, şekli değil, ruhu seçer. Çünkü gerçek takvâ; sadece sözlerde değil, Allah’ın razı olduğu tercihleri yapabilme basiretinde gizlidir.

❖ Sonuç: Takvâya Uygun Olanı Seçmek

Yemin, kulun Allah’a verdiği bir söz gibidir. Ancak bu söz, kötülüğe veya yanlış bir karara sebep oluyorsa, o zaman yemini bozup, kefaretini verip Allah’ın rızasına uygun olanı tercih etmek, imanın gereğidir.

Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) tavsiyesi çok nettir:

“Yeminini boz, fakat Allah’a daha sevimli olanı yap.”

Bu tavsiye, bize şekli değil, öz’ü gözetmeyi; görüntüyü değil, gerçeği yaşamayı öğütler. Takvâ, sadece haramdan kaçmak değil; Allah’ın rızasına daha uygun olanı aramak, bulmak ve onun peşinden gitmektir.

İlginizi Çekebilir

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir